Kayıtlar

eğitim etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Programlama Eğitimi

Resim
Programlama eğitimlerini tamamlayan #isabetli öğrencilerimiz Efe Önen ve Ahmet Furkan Solak sertifikalarını müdürümüz Adem TANIR Bey' den aldılar. Başarılarının devamını dileriz. - İsmail ÇİMEN




MATEMATİK VE MENTALİTE

Resim
Duygusallıktan uzak, içinde hamasi cümleler bulunmayan bir istatistiki bilgi vereyim. Dünyadaki en fakir ve suç oranı en yüksek ülkeleri sıralayalım.
Irak, Somali, Venezuela, Meksika, Honduras, Pakistan, Jamaika, Yemen, El Salvador ve Güne Afrika...
Suç oranı en düşük ülkeler ve en az suç oranı olanlar ise:
Kanada, Danimarka, İsveç, Norveç, İsviçre, Avusrralya, Avusturya, Singapur, Belçika, Japonya...
Ne yani bu ülkelere mi göç edelim???
Suç oranı en yüksek ve fakir ülkelerde üniversiteli oranı %7' den az,
adalet sistemi halka güven vermez,
öğrenci başına eğitim harcaması 2.500 $ civarındadır.
Suç oranı düşük ve zengin ülkelerde ise;
üniversiteli oranı %15' in üzerinde,
hukuk ve adalet sistemi güven verir,
öğrenci eğitim maliyeti 10.000 $ ve üzerindedir.
Fakir ülkeler eğitime ve öğretmene değer vermedikleri için yüksek teknoloji ihracat oranlar %5 in üzerine çıkaramazlar. Yani El Salvadorlu bir çocuk Facebook' u , Whatsapp ' ı yada Twitter 'ı icat edip satamaz. Ya…

YÜKSEK TEKNOLOJİ İHRACATINI ANCAK EĞİTİM SİSTEMİMİZİ DEĞİŞTİREREK ARTTIRABİLİRİZ

Resim
Google kurucuları Sergey Brin ve Lary Page, ABD' ye 1998 yılından bugüne kadar 270 milyar dolar girdi sağlamışlardır. Facebook' un kurucusu Mark Zuckerberg 2009 yılından bugüne kadar 120 Milyar $ ülkesine kazandırmıştır. 1984 doğumlu bu kişi 80 milyonluk ülkemizin tüm ihracatını tek başına yapmıştır. 1976 doğumlu Jack Dorsey ise Twitter' ı kurarak ülkemizin tüm tarım ihracatının 5 yıllık gelirini 1 yılda kazanmaktadır. Steve Jobs ise Suriyeli bir ailenin Amerika' ya göç eden zekası 200 milyar $ dan fazlasını Apple ile ülkesine kazandırmıştır.
Soru: Bu insanlar Türkiye' de yaşasalardı, en iyi okullarında okusalardı, dünya çapındaki bu şirketleri kurabilirler miydi?  Tabiki de HAYIR! Türkiye bilişim sektörüne adam yetiştirememektedir. Çünkü eğitimin bilişim dizaynı yanlıştır. Bilgisayar programları çok hızlı gelişmektedir. 10 yıl evvel yetiştirdiğimiz öğretmenler bugün ki programları anlayamamaktadır. Dolayısıyla bilgisayar sektöründe her okulda sabah 9 akşam 6' …

ÖZEL ÖĞRETİM KURSLARI VE MUHTELİF KURSLAR BELEDİYELERE BAĞLI OLMALIDIR

Resim
Türkiye' nin Mesleksizlik Sorunu Çözülecektir!
Dünyanın gelişmiş ülkelerine baktığımız zaman özel öğretim kursları; mesela İngilizce, Sürücü, Müzik kursları belediyelere bağlıdır. Mesele Almanya' da İtalya' da İspanya' da bir özel kurs açacaksanız belediyeden ruhsat alırsınız ki hiçbir gelişmiş ülkede başkentteki Milli Eğitim Bakanlığı' ndan ruhsat alan bir tane bile özel kurs göremezsiniz.
Türkiye' nin en büyük sorunu mesleksizliktir. Dünyada onbinlerce meslek türü vardır. Ve bütün bu mesleklerin eğitimini devletin düzenlemesine fiziken imkan yoktur. En önemli hedef mesleki yeterliliği halletmek olmalıdır.
Bizim ülkemizde kurumlar yönetmelik takip etmekten öğrencilerin kurstan memnun olup olmadıklarına vakit ayıramamaktadır. Varsa yoksa öğretmenler kurulu toplandı mı? Öğrencilere fatura kesildi mi? Disiplin kurulu toplandı mı? Kapı genişliği doğru mudur? derdiyle bürokrasiye boğulmuş eğitimle bir yere varamayız!
Teftişin asıl mantığı rehberliktir.
Ülkemizde b…

TÜRKİYE' DE EĞİTİM Mİ ÖĞRETİM Mİ?

Resim
Ülkemizde yaptığımız en ciddi hatalardan bir tanesi dostlar alışverişte görsün mantığıyla yaptığımız haftada 1-2 saatlik derslerdir. Birçok okulumuzda uygulama dersleri olan beden eğitimi, resim, müzik, bilgisayar vs. dersleri 1 ya da 2 saattir. Mantık dışıdır ve hem de hiçbir işe yaramamaktadır.
Nitekim çocuklarımızı giydirip bir iki ip atlatmak, basketbol oynatmak, çantalarını bir kenara koyup, uzun atlama çalıştırmak, şarkı söyletmek, bilgisayarda açma kapamayı göstermekle bu iş olmaz... Eldeki sonuçlar gösteriyor ki ne sporda, ne sanatta, ne de bilişimde uluslararası bir başarımız yoktur.
Eldeki verilere dayanarak söylüyorum. Son yapılan RIO Olimpiyatları' nda ülkemiz, kendi yetiştirdiği evlatlarıyla 4 madalya alabilmiştir. Milli takımımızın hali ortadadır. 81 Milyonluk bir ülke... Azerbaycan bile Türkiye' nin 9 katı madalya kazanmıştır.
Ülkemiz kişi başı düşen madalya sıralamasında dünyada en geri kalmış ülkelerden bir tanesidir. Kayak tesisleri olup kış olimpiyatlarında…

EĞİTİMDE BİR SORUN VARSA MİLLİ EĞİTİM TEK BAŞINA SUÇLU DEĞİL!

Resim
Türkiye' de eğitimde başarısızlığın suçu sadece Milli Eğitim Bakanlığı'nda mıdır? Sadece bu bakanlık mıdır suçlu olan?
Hepimizde bir kolaycılık vardır gidiyor... Hepimiz diyoruz ki biz başarısızsak bizi eğiten eğitimciler ve yöneticiler yüzünden! Kendimizde hiçbir suç yok! İyi eğitilseydim; iyi yönetilseydim; iyi yerlere gelebilirdim... Çocuklarımıza okul kıyafetini alıyoruz ve ihtiyaçlarını karşılıyoruz ve sonrasında onları okula gönderince sorumluluk bizden gidiyor. Eğer başarısız olursa öğretmeni hatalı, test kitabı yanlış, okul müdürü beceriksiz; Milli Eğitim Bakanı, Müdürü; Müşteşarı...
Şu bilinmelidir ki okul zincirin son halkasıdır. Eğitim denen şey evde başlar, mahallede devam eder, aile, akrabalar vs. derken okula gelen bir çocuk için şekillenme esastır. Eğitim bir bakanlığın işi değil, bir yaşam tarzıdır. Çocukların gittiği düğün de, bayram da, cami de, spor alanları da, trafikte, yere attığımız çöpte de, yere tükürdüğümüzde veya sümkürdüğümüzde, içtiğimiz sigarada,…

Okullarda Sponsorluk Olmalı mı?

Resim
Okullarımızda sponsorluk sistemini başlatmak gerekmektedir. Piyasa da yardıma muhtaç okullarımız için ihtiyaçlarını gidermek şartıyla okul tabelalarına, okul kıyafetlerine firma reklamı yapılarak çift taraflı bir kazan-kazan uygulaması mükemmel olur ki hem firmalarımızın gelişimi ve hem de okullarımızın gelişimi açısından böyle bir uygulamanın gerekliliği vardır. Nitekim futbol da uygulanan bu uygulama neden okullarımızda da uygulanmasın ? Ben McDonalds' ın filmini izlediğimde en dikkat çekici bölümlerinden birini de bu firmanın CocaCola ile sponsorluk anlaşması yaparak karını kat be kat arttırdığını ve global bir firma olma yönünde önemli bir adım olduğunu gördüm.
Tabi ki bu firmalar arasında olabilir; futbolda olabilir; ne bileyim hava yolu şirketleri arasında olabilir ama okullar için böyle bir uygulamanın sakıncası var mıdır? Bilemiyorum! Görüş ve önerilerinizi siz de bana yazarsanız sevinirim.
Okullarımızda zaten çocuklarımızı gelecek için şirketler ve dahi kurumlar için eği…

Eğitimde Hedefleme Sistemi

Resim
Eğitimde oluşturulan öğrenim programlarının öğretmenlerin özgürlüğüne bırakılması ve öğrencinin istek ve arzusuna göre ayarlanmasının daha iyi eğitim metodu olacağını düşünüyorum. Günlük, haftalık, aylık ders planlarının içinde boğulan eğitim sistemimizin hedefleme sistemine geçildiği takdirde öğretmenlerimizin belirlenen hedefe ulaşmalarını desteklemeli ve yine öğretmenlerimizi kendi özgür öğretim yöntem ve tekniklerine göre ders saati ve kaynağını seçmelerinde serbest bırakmalıyız.
Okul aile birliğinde derneklerimize en az 50 TL bağış ile katılan velilerimizin de okul yönetimine girmesine izin vermeliyiz ki bu yönetimin ister devlet olsun isterse özel okul olsun okul müdürü ve diğer öğretmenleri %60 çoğunluk oyuna göre görevden alma ve yeni öğretmen alımında yetkisi olmalıdır.
Hedefleme yöntemi bilindiği üzere yıllık olup hedeflenen başarıya ulaşılıp ulaşılamaması "USS-Ulusal Sınav Sistemi Sonucu" durumunda ödül ve ceza yöntemiyle desteklenmelidir.
Bir öğretmenin çok da ç…

TEMEL ORTAOKUL VE DÖNÜŞÜM LİSELERİ

Resim
Ülkemizdeki bu tarz okulları çok seviyorum. Çünkü bir okul ve dersane sisteminin arasında olan ve eğitim sistemimizin yararlandığı yerlerdir buralar. Mesela okulda hiç ders dinlemeyen çocuk buraya gidince pür dikkat dersi dinleyen bir kişi oluverir. Bunun nedenini anlamıyorum ama durum böyledir. Hem devlet okulunda olsun hem özel okulda olsun böyle bir kaç çocuk vardır. Bu çocuklar sınıfta bulunan ve o derse ihtiyacı olan %90 çocuğun ders disiplinini ve motivasyonunu düşürmektedir. ABD ve Almanya' da böyle çocuklar için -Charter School- adında ders düzenini ve disiplinini bozan çocukların yönlendirildikleri okullar vardır. Bu okullar özel ilgi gerektiren böyle çocukları alır ve toplumun en başarılı bireyleri olmaları için çalışırlar.
Google amcaya sordum: Bugün okullarda sınıf düzenini bozan, sınavda boş kağıt veren, arkadaşlarına karşı fiziki şiddet davranışları sergileyen, okulun başarısını düşüren, diğer çocukların sınav katsayısına ciddi şekilde etki eden, hatta öğretmenlerin…

Eğitim ile Gelişmişlik Arasında Bağlantı

Resim
Biz insanlar grip hastalığına yakalandığımız zaman tedavisine başvuruyoruz. Antibiyotikler, C vitaminleri alıyoruz... Problem olduktan sonra tedavi olmanın hiç bir mahsuru yoktur. Ancak mahsuru olan nokta ortadaki mikrobu fark etmemektir. Örnek veriyorum: Okula bir çocuk grip olarak gelse şunu çok iyi biliyorum ki benim vücuduma mikrop girmiştir. Ve benim vücudumun direnci ne zaman kırılırsa ben de hasta olacağım!!! Nitekim de öyle olmuyor mu?
ÜLKELER 1970 1980 2015 -------- -------- -------- -------- TÜRKİYE 538$ 1539$ 9.177$ GÜNEY KORE 243$ 1597$ 35.277$ NORVEÇ 639$ 3613$ 66.937$ İRLANDA 479$ 2160$ 49.195$ Bu tablo neyi gösteriyor biliyor musunuz ? 1970 ve 1980 yıllarında eğitim sistemini kökten değiştiren ülkelerin bugün gelinen noktada gayri safi milli hasılasının (Kişi başına düşen gelirin) ne kadar arttığını gösteriyor. Bugün bir Norveçli bireyin geliri ben…

Kaplumbağa mı olacaksın yoksa Tavşan mı ?

Resim
İlk blogumda sizlere ilk olarak bu soruyu sormak istedim. Çünkü bu öğretiyi her bireyin iyi anlamasını ve günümüz çağında -bilgi ve internet çağı- çocuklarını bu öğretiye göre eğitmesini umuyor ve faydası olacağına inanıyorum. Bu çağın şartlarında evlatlarımızın başarıya ulaşması ve yaşam savaşını kazanabilmeleri için seçecekleri yolu iyi belirlemeleri gerektiğini düşünüyorum. Biliyorsunuz ki ilkokul kitaplarında anlatılan bu bilgelik yarışını kazanan yavaş ve sabırla hareket eden kaplumbağa dır. Tarihte bu hep böyle olmuştur belki de... Peki gelecekte böyle mi olacaktır. Ya da öngörü mü hiç öyle uzatmama gerek yok! Şimdiki zamana bakacak olursak; gerçek hayatta durum böyle midir? Eğitim kitaplarında, ilkokula başlarken anlatılan, birinci sınıfta hayatın en başında yaşam savaşına başlarken öğretilen bu öğreti gerçek midir? Günümüz koşullarını göz önüne alarak yanlış olduğunu düşünmekteyim. Bu kanıya nerden mi vardın diye soracak olursanız???

Google amcaya sordum...
Burada da görüldüğü…