Türkiye'de otomobiller neden pahalı? sorusunun cevabı

Türkiye'de otomobiller neden pahalı?


Türkiye halkı olarak genellikle otomobillere düşkün bir yapımız var. Birçoğumuz, satın alamasak bile yeni çıkan modelleri takip ediyoruz. Örneğin, İstanbul'da 2 senede bir düzenlenen otomobil fuarındaki kalabalığı göz önüne getirdiğimizde, bu söylediklerimiz çok daha fazla anlam kazanıyor. 7'den 70'e binlerce insan fuardaki otomobilleri en ince detayına kadar inceliyor. Dünyadaki tüm otomobil fuarlarına katılımların raporu tutulsa, İstanbul muhtemelen en üst sıralarda yer alırdı.

Otomobil tutkunu olduğumuzun bir başka kanıtı da yurtdışında yaşayan gurbetçi vatandaşlarımız. 2015 verilerine göre Almanya'da 1,5 milyonun üzerinde Türk yaşıyor. Almanya'da yaşayan gurbetçilerin kullandıkları otomobillere baktığınızda genellikle son model ve lüks olduklarını görürsünüz. Bunun en güzel örneği ise İlyas Salman'ın baş rolde oynadığı 1992 yapımı Sarı Mercedes filmi.




Sarı Mercedes filmini izleyenlerin bileceği üzere Almanya'ya çalışmaya giden Bayram, azimle çalışır ve dişinden tırnağından artırarak para biriktirir. Yeri gelir sokakta yatar, yeri gelir aç kalır. Tek amacı vardır, o da hayalindeki Mercedes marka otomobili satın alıp, köyüne dönmek.


Evet, bu örnekler çoğaltılabilir tabii ki. İstanbul'un açık ara dünyanın en yoğun trafiğine sahip olması; trafikte gördüğümüz temiz, bakımlı hatta modifiyeli otomobillerin fazlalığı da otomobiller(imiz)e olan düşkünlüğümüzden kaynaklanıyor. Peki, otomobillere bu kadar düşkün bir toplum, bir otomobil alabilmek için neden bu kadar zorluk çekiyor? Gelin bu sorunun nedenlerini yazının devamında inceleyelim…

"Baş sorumlu: Vergi sistemi

Öncelikle yeni bir otomobil satın alırken nihai fiyatın nasıl oluştuğuna bir göz atalım:


  • - Net fiyat: Otomobil üreticisinin ve dağıtıcının aldığı para.
  • - ÖTV: Motor hacmine göre %45, %90 ve %145 oranlarında verilen Özel Tüketim Vergisi. 1.6 lt hacme kadar %45, 1.6 lt – 2.0 lt arası %90, 2.0 lt üzeri %145 vergi alınıyor.
  • - KDV: Katma Değer Vergisi otomobillerde %18 oranında alınıyor.
  • - Motorlu taşıtlar vergisi: Motor hacmine göre değişen bir başka vergi.
  • - Trafik tescil ve ruhsat işlemleri bedelleri
Net fiyatı 50.000 TL olan, 2.0 litre motora sahip bir otomobil örneği üzerinden devam edelim. Satın almak istediğimiz araç 2.0 litre olduğu için ÖTV oranı %90 yani 45.000 TL. Araç oldu 95.000 TL. Üzerine bir de KDV'yi ekliyoruz ki o da bildiğimiz gibi %18, yani 17.100 TL. Toplam fiyat 112.100 TL oldu. Devamında Motorlu Taşıtlar Vergisi'ni ekliyoruz, 2.0 lt araçlar için 1.386 TL. Trafik tescil ve ruhsat işlemleri bedellerini de ekledikten sonra karşımıza yaklaşık 115.000 TL gibi bir fiyat çıkıyor. Evet, gördüğümüz gibi liste fiyatı 115.000 TL olan bir otomobil aslında 50.000 TL. Yani ödediğimiz diğer 65.000 TL'lik tutar ise vergilerden oluşuyor.

Şimdi de ülkemizde ve dünyada popüler olan bazı otomobil markalarının, Türkiye'deki ile diğer ülkelerdeki fiyatlarını karşılaştıralım.

Geçtiğimiz sene ülkemizde en çok satılan 6. otomobil markası olmayı başaran Toyota ile başlayalım. Bildiğimiz gibi Japon otomobil devi Toyota, dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi Türkiye'de de oldukça popüler.


Gördüğümüz gibi üst kısımda 2016 model Toyota Corolla'nın Premium, yani orta-üst donanım modelinin her şey satış fiyatı 23.030 dolar. Alt kısımda ise Türkiye'deki satış fiyatı yer alıyor. Corolla 56.900 TL ila 96.550 TL arasında satılıyor.


Burada şu hataya düşmemek çok önemli. 23.030 doları, Türk Lirasına çevirdiğimizde, yaklaşık 70.000 TL gibi bir rakamla karşılaşıyoruz. Bu açıdan baktığımızda ABD ile Türkiye'deki araç fiyatları birbirine yakınmış gibi gözüküyor. Fakat ABD'de yaşayan insan TL değil dolar kazanıyor.

  • ABD'de asgari ücret eyaletten eyalete değişse de ortalama $1,500 civarında. Örneğin ABD'de aylık $3.000 (Çift asgari ücret) kazanan bir insan, 23.000 dolarlık otomobili hiç para harcamazsa yaklaşık 8 ayda alabiliyor. Lakin Türkiye'de aylık 2,600 TL (çift asgari ücret) kazanan bir insan, başlangıç fiyatı 56.900 TL olan otomobili alabilmek için en az 22 ay çalışması gerekir. Yani ABD'den yaklaşık 3 kat daha çok. Üstelik ABD'nin geçim açısından Avrupa'dan (özellikle K.Avrupa) çok daha zor şartlara sahip olduğunun da altını çizelim.
Evet, gördüğümüz gibi ABD ile aramızda yaklaşık 3 kat fiyat farkı var. Benzin olayına girmiyoruz bile! Şimdi ABD'nin otomobilde uyguladığı vergi sistemine göz atalım. Bildiğimiz gibi söz konusu ülkede eyalet sistemi var. Haliyle vergi sistemi de eyaletlere göre farklılık gösteriyor. Örneğin Arizona eyaletinin vergi sistemiyle Minnesota eyaletinin vergi sistemi farklı. Tabii aralarında farklılık var ancak bu aralık çok geniş değil. Ortalama bir değer vermek gerekirse ABD'de 30.000 dolarlık bir otomobil için 2.500-3.000 dolar gibi bir vergi alınıyor. Eyaletlerde alınan otomobil vergilerinin detaylarına buradan ulaşabilirsiniz.

Özellikle Avrupa'da en çok tercih edilen otomobil markalarından bir tanesi olan Peugeot ile devam edelim. Gerek dış tasarımı gerekse iç tasarımıyla oldukça dikkat çeken 308 modelini, üretildiği ülke olan Fransa ile kıyaslayalım.




1.6 dizel 120 hp tam otomatik ve Allure yani full donanım Peugeot 308'in Fransa'daki satış fiyatı 29.050 euro. Aynı araç ülkemizde 89.790 TL'ye satılıyor. Fark 3 katın üzerinde.


Gördüğümüz gibi %20'nin altında bir otomobil vergi sistemi bulunan Fransa ile ülkemiz arasında yaklaşık 3 kat fark var.

Sıradaki otomobil markamız, geçtiğimiz sene 122.628 adet satış ile Türkiye'de en çok satılan marka olan Volkswagen. Alman otomobil devinin en çok tercih edilen modellerinden olan Passat'ın, üretildiği ülke yani Almanya'daki fiyatlarıyla Türkiye'deki fiyatlarını karşılaştıralım.




1.6 dizel 120 hp tam otomatik ve Allure yani full donanım Peugeot 308'in Fransa'daki satış fiyatı 29.050 euro. Aynı araç ülkemizde 89.790 TL'ye satılıyor. Fark 3 katın üzerinde.


Gördüğümüz gibi %20'nin altında bir otomobil vergi sistemi bulunan Fransa ile ülkemiz arasında yaklaşık 3 kat fark var.

Sıradaki otomobil markamız, geçtiğimiz sene 122.628 adet satış ile Türkiye'de en çok satılan marka olan Volkswagen. Alman otomobil devinin en çok tercih edilen modellerinden olan Passat'ın, üretildiği ülke yani Almanya'daki fiyatlarıyla Türkiye'deki fiyatlarını karşılaştıralım.






Görselde gördüğümüz üzere, VW Passat'ın ülkemizdeki en yüksek versiyonu 207.100 TL. Aynı model Almanya'da 45.500 euro. Üst paragraflarda anlattığımız vergilendirmeyi de bu görselde çok net görebiliyoruz. Almanya'da otomobillerden alınan vergi %19 iken, ülkemizde %90 ÖTV ve %18 KDV alınıyor. Haliyle net fiyatı 91.518 TL olan otomobilin satış fiyatı 207.100 TL oluyor.


Hani denir ya 'assolistler en son çıkar' diye, biz de son örneğimizi assolist olarak Mercedes-Benz'e ayırdık. Mercedes'in E serisinde 2.0 litre üzeri motor olduğu için vergi sisteminin adaletsizliğini burada çok daha net göreceğiz.


Mercedes'in E serisinde otomobilde uygulanan vergi sisteminin tümüyle görebiliyoruz. 1.6 lt motora sahip E 180'in net fiyatı 103.098, vergi oranı %45 ve toplam satış fiyatı 177.400. 2.0 lt motoru bulunan E 250'nin net fiyatı ise 109.545, vergi oranı %90 ve toplam satış fiyatı 247.500 TL. Yani net fiyatı sadece 6.000 TL artıyor ancak vergiden ötürü araç neredeyse 75.000 TL pahalanıyor. E 250 dizel ise 2.2 lt motora sahip ve vergi oranı %145. Net satış fiyatı 108.959 olan aracın nihai fiyatı 317.600 TL. Yani otomobilin net satış fiyatının 3 katı. Almanya'daki fiyatlar ise bildiğimiz gibi ülkemize göre kat kat düşük seyrediyor.
"Döviz kuru fiyatları çok artırdı
Peki tek sorun vergi sistemi mi? Tabii ki değil, baş aktörün o olduğu söyledik ancak fiyatların yüksek olmasındaki bir başka önemli etken de euro ve dolar kurunun son 2-3 yıl içinde sürekli tırmanış halinde olması.

  • Son 5 yılda Türk Lirasının, 1 euro karşısındaki değeri:
  • 1 Ocak 2011 2.05 TL
  • 1 Ocak 2012 2.47 TL
  • 1 Ocak 2013 2.36 TL
  • 1 Ocak 2014 2.94 TL
  • 1 Ocak 2015 2.82 TL
  • 1 Ocak 2016 3.18 TL
  • An itibarı ile: 3.28 TL
  • Son 5 yılda Türk Lirasının, 1 dolar karşısındaki değeri:
  • 1 Ocak 2011 1.55 TL
  • 1 Ocak 2012 1.91 TL
  • 1 Ocak 2013 1.79 TL
  • 1 Ocak 2014 2.13 TL
  • 1 Ocak 2015 2.32 TL
  • 1 Ocak 2016 2.91 TL
  • An itibarı ile: 2.95 TL
Gördüğümüz gibi Türk Lirası, hem dolar hem de euro karşısında son 5 yılda ciddi oranda değer kaybetti. Elbette bu değer kaybı da otomobillerin fiyatının artmasına neden oldu. Şöyle düşünelim; dolar kuru üzerinden ülkemize getirilen bir otomobil, sadece dolar kurundaki artış nedeniyle 2011'e oranla bugün 2 kat daha fazla fiyatla satılıyor. Bunun üzerine vergi artışlarını da eklediğimizde, fiyatların neden bu kadar yüksek olduğunu daha iyi anlamış oluyoruz.

"Her şeye rağmen talep fazla!

Evet, fiyatlar oldukça arttı ve diğer ülkelerle kıyasladığımızda çok yüksek kalıyor ancak buna rağmen otomobil satışlarında her sene rekor kırılıyor. Hatırlayacağımız üzere geçtiğimiz sene, ilk 4 ayda tüm zamanların otomobil satışı rekoru kırılmıştı. Hatta öyle ki; sıfır kilometre Volkswagen marka bir araç almak istediğinizde 8-9 ay sıra beklemeniz gerekebilir.

"Peki, çözüm ne?


Öncelikle, fiyatların yüksek olmasında yerli üretim bir otomobil markamızın olmamasının da etkisinin olduğunu unutmayalım. Zira örnek verdiğimiz ülkelerin hepsinde, birden fazla yerli üretim otomobil markası var. Elbette, Türk yapımı bir otomobil ürettikten sonra fiyatlar büyük ölçüde düşecek diyemeyiz, ancak halkımızın yerli otomobili tercih etmesiyle diğer firmalar da fiyatlarını aşağı çekebilir.

  • Tabii burada önemli olan yerli otomobilin ne kadar 'yerli' olacağı. Çünkü parçaların dışarıdan alınıp, burada montajının yapılması son tahlilde üretim maliyetini de yükseltiyor. Hatta akıllı telefonlardan ve televizyonlardan gördüğümüz gibi, yerli olduğunu iddia eden x markası aynı teknik özelliklere sahip bir modeli ithal rakibinden daha pahalıya satıyor! Sonra talep olmayınca da gidip hükümete 'bize talep yok; yabancı ürünlerin vergisini yükseltin' diyebiliyor!

Tabii en sağlıklı çözüm tamamıyla yeni bir vergi sisteminin oluşturulması. Sonuç olarak Türkiye gelişmekte olan bir ülke ve bu ülkede cep telefonu, otomobil vs. gibi günlük hayatta kullanılması son derece normal olan ürünlerden Özel Tüketim Vergisi alınması çok da adil değil. Zira ÖTV, lüks tüketim vergisi kategorisinde alınan bir vergi ve gelişmekte olan bir ülkede cep telefonu kullanmanın, otomobil sahibi olmanın lüks kategorisine girmemesi gerekiyor. Hal böyle iken, kurunun yanında yaş da yanıyor misali, dar gelire sahip aileler de bu ürünleri almakta zorlanıyor.



Peki, daha adil bir vergi sistemi nasıl olabilir? Aslında bu ayrı bir tartışma konusu ama gelişmiş ülkelerde uygulanan iki örneği aktarmadan geçmeyelim:
  • a) Kişinin gelir durumuna nispetle özel bir vergi oranı belirlenmesi: Bu durumda aylık 30.000 TL kazanan bir kişi ile aylık 3.000 TL kazan bir kişi aynı vergi oranını ödememiş olur.
  • b) İnsanların en çok tercih ettiği 1.6 lt motor ve altı için istenen %45 ÖTV oranını düşürmek.


Evet; bir sonraki analizimizde görüşmek üzere…


Bu blogdaki popüler yayınlar

ÇALIŞANLA ÇALIŞMAYANIN, BAŞARILI OLANLA OLMAYANIN AYNI MAAŞI ALDIĞI HİÇBİR İŞ BAŞARI GETİRMEZ!

MATEMATİK VE MENTALİTE

TEMEL ORTAOKUL VE DÖNÜŞÜM LİSELERİ