Şems-i Tebrizi' den...

"Bildiklerini unut." diyor dost.
Gel al eline bir silgi, şu yeni başlayan güne bilgilerini silmekle başla.

Zanlarını, yargılarını, önyargılarını ve dahi bütün genellemelerini koy bir çuvala ve hepten terk et. 
Gıybet etme sakın... Bil ki, dedikodu denilen şey mıknatıs gibi kötü enerji çeker.

Kimsenin aleyhinde konuşma, uzaktan atıp tutma,
İnsanları kem dille yargılama, bil ki yanılırsın, 
birini ne kadar aşağılar yahut dışlarsan, onun
durumuna düşme ihtimalin o kadar artar.

Kainatın matematiğidir, bir koyar, bir alır insan.

"Bilmeden kendi hesabını dürer." diyor dost.

Hiçbir konuda emin olma, kendini ayrıcalıklı sayma.

Konumuna ya da mevkine, ismine veya şöhretine güvenme.
Şu hayatta tüm zahiri kısveler sabun köpüğünden ibarettir. 
Nazlı nazlı yükselir köpük, derken pat diye sönüverir.

Her zaman başkalarından öğrenmeye açık ol. 
En iyi bildiğin konularda bile köşeli düşünme, büyük konuşma.

Cümlenin sonuna nokta değil, ünlem değil, 
virgül yahut üç nokta koy.
Açık bir kapı bırak daima...

Ne kadar bilsen de, hiçbir zaman yeterince 
bilmeyeceğini unutma.

Tevazudan şaşma.

"Ancak o zaman kurtulabilirsin bilginin cehaletinnden."

Hakkın karşına çıkardığı değişimlere direnmek yerine, teslim ol. Bırak hayat sana rağmen değil, seninle beraber aksın. Düzenim bozulur, hayatım alt üst olur diye endişe etme. Nereden biliyorsun hayatın altının üstünden iyi olacağını? 

ŞEMS-İ TEBRİZİ

Bu blogdaki popüler yayınlar

ÇALIŞANLA ÇALIŞMAYANIN, BAŞARILI OLANLA OLMAYANIN AYNI MAAŞI ALDIĞI HİÇBİR İŞ BAŞARI GETİRMEZ!

MATEMATİK VE MENTALİTE

Okullarda Sponsorluk Olmalı mı?