Kaplumbağa mı olacaksın yoksa Tavşan mı ?

İlk blogumda sizlere ilk olarak bu soruyu sormak istedim. Çünkü bu öğretiyi her bireyin iyi anlamasını ve günümüz çağında -bilgi ve internet çağı- çocuklarını bu öğretiye göre eğitmesini umuyor ve faydası olacağına inanıyorum. Bu çağın şartlarında evlatlarımızın başarıya ulaşması ve yaşam savaşını kazanabilmeleri için seçecekleri yolu iyi belirlemeleri gerektiğini düşünüyorum. Biliyorsunuz ki ilkokul kitaplarında anlatılan bu bilgelik yarışını kazanan yavaş ve sabırla hareket eden kaplumbağa dır. Tarihte bu hep böyle olmuştur belki de... Peki gelecekte böyle mi olacaktır. Ya da öngörü mü hiç öyle uzatmama gerek yok! Şimdiki zamana bakacak olursak; gerçek hayatta durum böyle midir? Eğitim kitaplarında, ilkokula başlarken anlatılan, birinci sınıfta hayatın en başında yaşam savaşına başlarken öğretilen bu öğreti gerçek midir? Günümüz koşullarını göz önüne alarak yanlış olduğunu düşünmekteyim. Bu kanıya nerden mi vardın diye soracak olursanız???

Google amcaya sordum...

Burada da görüldüğü gibi çıkan sonuçta bir video dikkatimi çekti. Evet videoyu izleyelim...




Gerçekten de kaplumbağanın yarışı kazandığını düşünebilirsiniz. Bu aslında azim ve kararlılığın göstergesidir. Ama ama ama... Biliyorsunuz işte... Hızlı olan ayan beyan tavşandır. Sadece içsel pekiştireç ona verilmemiştir. Eğer varış noktasında onu dürtüleyen bir etki olsaydı nasıl olurdu?

İyi de hocam bunları neden bana anlatıyorsun? diyebilirsiniz. Şöyle açıklayayım...

Dünya yuvarlaktır. İnternet ise düzdür. Geçmişte olduğu gibi bilgi ulaşılması güç bir kavram olmaktan çıkmıştır. Eğitim, finans, kaynak vs. Her istediğimizi anında bulabildiğimiz ve sürekli olarak artan bir güç... Moore kanununa bakacak olursak bütün teknolojik gelişmeleri kapsayan bu artan gücün çevremizi her anlamda sapasardığını görmekteyiz.

Durum böyle olunca beni endişelendiren ve ülkemin güzel insanlarının güzel çocukları söz konusu olunca; onların geleceği konusunda bir şeyler yazmaya karar verdim. Geleneksel yöntemlerle geleceğe dönük eğitimlerin hybritleştiğini; ancak gelenekselin daha ağır bastığını gördüm. Eğitim sisteminin insan yaşamını şekillendirme noktasındaki acizliğini ve varış noktasının olmadığını fark ettim. Biz öğretmenlere emanet edilen çocukların çıktısal olarak iki varlığa dönüştürüldüklerini anladım. Ya kaplumbağa olmak... Ve yahut yarış atı...   Ben ikisini de reddediyor ve tavşan olmayı seçiyorum :) Yaşam savaşında asla pes etmemeyi ve öleceksem bu uğurda ölmeyi... Eğer ki siz de çocuğunuzu yönlendirme noktasında seçiminizi yaptıysanız; unutulmamalıdır ki yaşam seçimlerinizin sonuçlarını yine size geri döndürecektir...


Bundan 20 yıl sonra yaptıkların değil, yapamadıkların için üzüleceksin; dolayısıyla halatları çöz, güvenli limandan uzaklara yelken aç, rüzgarı yakala, araştır, düşle, keşfet. -Aldous Huxley



#gelecekinternette



Umarım yazımı beğenmiş sinizdir. Ya da beğenmemiş siniz! Her ne olursa olsun aynı denizde yüzen bir gemi ve aynı geminin mürettebatı... Bu gemi içi mücevheratla dolu bir gemi ve sahile vurduğu zaman içi boşaltılmış olmaması için elimden geleni yapacağıma canı gönülden söz veriyor ve yorumlarınızı bekliyorum. Saygılarımla

Bu blogdaki popüler yayınlar

ÇALIŞANLA ÇALIŞMAYANIN, BAŞARILI OLANLA OLMAYANIN AYNI MAAŞI ALDIĞI HİÇBİR İŞ BAŞARI GETİRMEZ!

MATEMATİK VE MENTALİTE

TEMEL ORTAOKUL VE DÖNÜŞÜM LİSELERİ