Kayıtlar

2017 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Apple Eski iPhoneleri Yavaşlatmış Mı?

Resim
Evet okurlar Apple geçen haftalarda Eski iPhone'ları yavaşlatıyormuş.

Apple, iPhone serisinin tarihinden bu yana belki den en büyük krizi ile karşı karşıya. Eski modellerin batarya sağlığını korumak ve cihazların kullanım ömürlerini uzatmak için, bilinçli bir şekilde yavaşlatıldığı söyleyen firmaya tepkiler çığ gibi büyüyor. Geçtiğimiz günlerde Reddit üzerinde ortaya atılan bir iddia sadece teknoloji medyasında değil, bütün internet dünyasında yankı uyandırdı. Apple, eski iPhone modellerini yüksek işlem gücü gereksinimi yüzünden her yeni güncellemeyle yavaşlattığını kabul etti.  Elbette bu uygulamanın ardında, kullanıcı yararına olan bir takım planlamalar vardı. Fakat şirketin konuya yaklaşımını en başından beri hatalıydı. Tüketiciler, bu strateji hakkında önceden bilgilendirilmedi ve olaylar durum fark edildikten sonra ortay çıktı.
Aslında bu teori o kadar da yeni bir şey değildi. Diğer taraftan neredeyse bütün akıllı telefon üreticilerinin de satışları arttırmak için cihazları y…

Ankara Konya Ve Çevresi 20 Yıl Sonra...

Resim
Evet Sevgili Okurlarımız Ankara Konya ve Çevresi 20 Yıl sonra nasıl olacak? Orayı Tam kesin Bilemeyiz Ancak Şu anki bilgilerimizi göre Ankara Konya ve Çevresi 10-20 yıl arasında kuraklaşacaktır. Peki bunu önlemek için Ne yapmalı ???
1) Damlatan Suları Yaptırmak
2)Suları Boşa Akıtmamak
3)Suyun Hayati Bir öneminin oldugunu bilmek
NOT: Afrikada temiz su kaynağına nüfüsun %99'u yetişemiyor. Ve bizde Bu suyun Önemini bilmeden harcıyoruz ...
4)Su faturalarımızı düşük tutmak
NOT: Dünyadaki su miktarının sadece %2.50 si temiz sudur ve biz bu suyun yarısından çoğuna ulaşamıyoruz...

Öğretmenden not: Peki sevgili okuyucular, bu kuraklaşmayı önlemek adına teknolojik olarak ne yapılabilir ? Nasıl bir uygulama geliştirilebilir ? Yorumlarınızı bekliyoruz. :)

ÇÖZÜM YOLU ÖZEL KURSLAR!

Resim
6 Aralık 2016' da açıklanan PISA sınav sonuçlarına göre BBC ve Al Jazeree' de çıkan haberi birebir aktarıyorum.
BBC demiş ki "PISA 2015 Sınav Raporu yayınlandı. birinci Singapur oldu... Türkiye ortalaması 493 olan bilim sıralamasında 425 puanla, ortalaması 493 olan Dil ve Yazı sıralamasında 405 puanla, ortalaması 490 puan olan matematik sıralamasında 413 puanla tüm alanlarda ortalamanın çok gerisinde kaldı. Türkiye eğitim haritasında Güney Amerika, bazı Afrika ülkeleri ve Doğu Avrupa ülkeleriyle birlikte, en düşük seviye olan kırmızı renkli ülkeler arasındadır." Haber şöyle devam ediyor. "Türkiye^ nin bilim ve matematik ortalamasında OECD ülke ortalamasının çok gerisinde olduğu tespit edildi."
Al Jazera muhabiri bakın ne yazmış: "6 Aralık 2016' da Türkiye' nin PISA Sınavları' ndaki başarısızlığının en ilginç 2 tane noktası var. PISA Sınavları 3 ayrı alanda ileri düzey, orta düzey ve düşük düzey olarak performansları yorumluyor, İleri düzey…

MATEMATİK VE MENTALİTE

Resim
Duygusallıktan uzak, içinde hamasi cümleler bulunmayan bir istatistiki bilgi vereyim. Dünyadaki en fakir ve suç oranı en yüksek ülkeleri sıralayalım.
Irak, Somali, Venezuela, Meksika, Honduras, Pakistan, Jamaika, Yemen, El Salvador ve Güne Afrika...
Suç oranı en düşük ülkeler ve en az suç oranı olanlar ise:
Kanada, Danimarka, İsveç, Norveç, İsviçre, Avusrralya, Avusturya, Singapur, Belçika, Japonya...
Ne yani bu ülkelere mi göç edelim???
Suç oranı en yüksek ve fakir ülkelerde üniversiteli oranı %7' den az,
adalet sistemi halka güven vermez,
öğrenci başına eğitim harcaması 2.500 $ civarındadır.
Suç oranı düşük ve zengin ülkelerde ise;
üniversiteli oranı %15' in üzerinde,
hukuk ve adalet sistemi güven verir,
öğrenci eğitim maliyeti 10.000 $ ve üzerindedir.
Fakir ülkeler eğitime ve öğretmene değer vermedikleri için yüksek teknoloji ihracat oranlar %5 in üzerine çıkaramazlar. Yani El Salvadorlu bir çocuk Facebook' u , Whatsapp ' ı yada Twitter 'ı icat edip satamaz. Ya…

ÇALIŞANLA ÇALIŞMAYANIN, BAŞARILI OLANLA OLMAYANIN AYNI MAAŞI ALDIĞI HİÇBİR İŞ BAŞARI GETİRMEZ!

Resim
Ülkemizde gecesini gündüzüne katıp aslanlar gibi çalışan on binlerce öğretmen olduğu gibi, haftada sadece 2.5 gün derse giden, mesleğiyle ilgili araştırmaları bırakmış, artık sadece devletten aldığı maaşı bilen ve sistemden şikayet eden onbinlerce öğretmen de var.
Bugün branş öğretmenlerimizin ülkemizde ders saati ortalaması haftada 16 saattir. Yani öğretmenlerimizin, neredeyse yarısı, okula haftada 3 ya da 4 gün gider. Bu öğretmenlerimiz bir de yılda 2,5 ay izinlidir. Haftada 3 gün okula giden bir öğretmenle, yani yılda sadece 100-110 gün okula giden bir öğretmenle; yılda 15 gün iznini zor alan, denetimlerin altından kalkmak, velinin, okulun sorunları ile uğraşmak zorunda olan bir öğretmene aynı maaşı ve hatta daha azını vermek vicdana, akla ve kul hakkına sığmaz.
Sınıfındaki öğrencilerin gece gündüz her türlü sorunuyla ilgilenerek fazladan dersler vererek, onların doğum gününe giderek, evlerini ziyaret ederek ve hatta burunlarını silip, saçlarını bitten arındıran bir öğretmenle, ha…

YÜKSEK TEKNOLOJİ İHRACATINI ANCAK EĞİTİM SİSTEMİMİZİ DEĞİŞTİREREK ARTTIRABİLİRİZ

Resim
Google kurucuları Sergey Brin ve Lary Page, ABD' ye 1998 yılından bugüne kadar 270 milyar dolar girdi sağlamışlardır. Facebook' un kurucusu Mark Zuckerberg 2009 yılından bugüne kadar 120 Milyar $ ülkesine kazandırmıştır. 1984 doğumlu bu kişi 80 milyonluk ülkemizin tüm ihracatını tek başına yapmıştır. 1976 doğumlu Jack Dorsey ise Twitter' ı kurarak ülkemizin tüm tarım ihracatının 5 yıllık gelirini 1 yılda kazanmaktadır. Steve Jobs ise Suriyeli bir ailenin Amerika' ya göç eden zekası 200 milyar $ dan fazlasını Apple ile ülkesine kazandırmıştır.
Soru: Bu insanlar Türkiye' de yaşasalardı, en iyi okullarında okusalardı, dünya çapındaki bu şirketleri kurabilirler miydi?  Tabiki de HAYIR! Türkiye bilişim sektörüne adam yetiştirememektedir. Çünkü eğitimin bilişim dizaynı yanlıştır. Bilgisayar programları çok hızlı gelişmektedir. 10 yıl evvel yetiştirdiğimiz öğretmenler bugün ki programları anlayamamaktadır. Dolayısıyla bilgisayar sektöründe her okulda sabah 9 akşam 6' …

BAŞARININ ALTIN ANAHTARI BİREYSEL ÖĞRENMEDİR

Resim
Türkiye' de 851.000 öğretmen vardır. Bu öğretmenler terör örgütüne üye olmadıkça, yüz kızartıcı suç işlemedikçe asla meslekten atılmazlar. Bir doktor yanlış tedavi yapsa, hastası sakat kalsa veya ölse hapise girer, meslekten atılır. Bir mühendisin yaptığı bina yıkılsa hapse girer, meslekten atılır. Bir hakim yargıtaydan çok davası dönerse, mesleğinde yükselemez, bir gümrük görevlisi, bir bankacı görevinde bir kere hata yapsa mesleğinden atılır yada çok ağır cezalar alır. Öğretmen ise mesleğinde hata yaptığı zaman; kötü ders anlattığı zaman, sırasında oturup her sene aynı bilgiyi eksik ya da hatalı anlattığı zaman asla işten çıkarılmaz. Hayatı boyunca tüm öğretmenlerle aynı maaşı almaya devam eder. Böyle bir sistemde dünyanın en iyi Milli Eğitim Bakanı veya en iyi Okul Müdürü dahi başarı sağlayamaz....
Çözüm "Ulusal Sınav Sistemi" ne geçilmesidir. Peki sonra...
Öğretmenlik Mesleğinin önündeki KPSS sınavı' da kaldırılmalıdır. Tatbikat yapmamış bir ordu, savaşta başarı…

ÖZEL ÖĞRETİM KURSLARI VE MUHTELİF KURSLAR BELEDİYELERE BAĞLI OLMALIDIR

Resim
Türkiye' nin Mesleksizlik Sorunu Çözülecektir!
Dünyanın gelişmiş ülkelerine baktığımız zaman özel öğretim kursları; mesela İngilizce, Sürücü, Müzik kursları belediyelere bağlıdır. Mesele Almanya' da İtalya' da İspanya' da bir özel kurs açacaksanız belediyeden ruhsat alırsınız ki hiçbir gelişmiş ülkede başkentteki Milli Eğitim Bakanlığı' ndan ruhsat alan bir tane bile özel kurs göremezsiniz.
Türkiye' nin en büyük sorunu mesleksizliktir. Dünyada onbinlerce meslek türü vardır. Ve bütün bu mesleklerin eğitimini devletin düzenlemesine fiziken imkan yoktur. En önemli hedef mesleki yeterliliği halletmek olmalıdır.
Bizim ülkemizde kurumlar yönetmelik takip etmekten öğrencilerin kurstan memnun olup olmadıklarına vakit ayıramamaktadır. Varsa yoksa öğretmenler kurulu toplandı mı? Öğrencilere fatura kesildi mi? Disiplin kurulu toplandı mı? Kapı genişliği doğru mudur? derdiyle bürokrasiye boğulmuş eğitimle bir yere varamayız!
Teftişin asıl mantığı rehberliktir.
Ülkemizde b…

ÖZEL OKULLAR VE KURSLARIN İŞLEYİŞİNDEKİ BÜROKRATİK ZORLUKLAR KALDIRILMALIDIR

Resim
Ülkemizde bugün özel bir okul asla bulunmamaktadır. Ülkemizdeki özel okullar, tıpkı devlet okulları gibi tüm programları, tüm standartları, tüm yapmak zorunda olduğu iş ve işlemler Milli Eğitim Bakanlığı' na bağlı, sadece kurucuları özel kuruluşlardır. Devletin açıp kapattığı ve aslında çoğu kez varlıkları Özel Öğretim Genel Müdürlüğü' nün bir imzasına, ya da müfettişlerin 2 dudağından çıkacak söze bağlı, devletinden korkan, yenilik yaparken ceza almamaya çalışan kuruluşlardır.
Bürokrasinin canı istediği zaman ülkemizde kapatamayacağı bir tane bile özel okul yoktur. (Teröre yataklık yapan kuruluşlardan bahsetmiyorum!)
Bu noktada kaliteli kuruluşların eğitim sektörüne yatırım yapmaları ve uzun vadeli planlar hazırlamaları imkansızdır. Özel okullarla ilgili yapılması gereken ilk düzenleme, varlıklarının (herhangi bir terör örgütüne yardım ve yataklık yapmadıkları takdirde) güvence altına alınmasıdır.
Özel okullarda ikinci bir düzenleme ise devlet okullarında olduğu gibi öğretme…

TÜRKİYE' DE EĞİTİM Mİ ÖĞRETİM Mİ?

Resim
Ülkemizde yaptığımız en ciddi hatalardan bir tanesi dostlar alışverişte görsün mantığıyla yaptığımız haftada 1-2 saatlik derslerdir. Birçok okulumuzda uygulama dersleri olan beden eğitimi, resim, müzik, bilgisayar vs. dersleri 1 ya da 2 saattir. Mantık dışıdır ve hem de hiçbir işe yaramamaktadır.
Nitekim çocuklarımızı giydirip bir iki ip atlatmak, basketbol oynatmak, çantalarını bir kenara koyup, uzun atlama çalıştırmak, şarkı söyletmek, bilgisayarda açma kapamayı göstermekle bu iş olmaz... Eldeki sonuçlar gösteriyor ki ne sporda, ne sanatta, ne de bilişimde uluslararası bir başarımız yoktur.
Eldeki verilere dayanarak söylüyorum. Son yapılan RIO Olimpiyatları' nda ülkemiz, kendi yetiştirdiği evlatlarıyla 4 madalya alabilmiştir. Milli takımımızın hali ortadadır. 81 Milyonluk bir ülke... Azerbaycan bile Türkiye' nin 9 katı madalya kazanmıştır.
Ülkemiz kişi başı düşen madalya sıralamasında dünyada en geri kalmış ülkelerden bir tanesidir. Kayak tesisleri olup kış olimpiyatlarında…

EĞİTİMDE BİR SORUN VARSA MİLLİ EĞİTİM TEK BAŞINA SUÇLU DEĞİL!

Resim
Türkiye' de eğitimde başarısızlığın suçu sadece Milli Eğitim Bakanlığı'nda mıdır? Sadece bu bakanlık mıdır suçlu olan?
Hepimizde bir kolaycılık vardır gidiyor... Hepimiz diyoruz ki biz başarısızsak bizi eğiten eğitimciler ve yöneticiler yüzünden! Kendimizde hiçbir suç yok! İyi eğitilseydim; iyi yönetilseydim; iyi yerlere gelebilirdim... Çocuklarımıza okul kıyafetini alıyoruz ve ihtiyaçlarını karşılıyoruz ve sonrasında onları okula gönderince sorumluluk bizden gidiyor. Eğer başarısız olursa öğretmeni hatalı, test kitabı yanlış, okul müdürü beceriksiz; Milli Eğitim Bakanı, Müdürü; Müşteşarı...
Şu bilinmelidir ki okul zincirin son halkasıdır. Eğitim denen şey evde başlar, mahallede devam eder, aile, akrabalar vs. derken okula gelen bir çocuk için şekillenme esastır. Eğitim bir bakanlığın işi değil, bir yaşam tarzıdır. Çocukların gittiği düğün de, bayram da, cami de, spor alanları da, trafikte, yere attığımız çöpte de, yere tükürdüğümüzde veya sümkürdüğümüzde, içtiğimiz sigarada,…

Şems-i Tebrizi' den...

Resim
"Bildiklerini unut." diyor dost. Gel al eline bir silgi, şu yeni başlayan güne bilgilerini silmekle başla.
Zanlarını, yargılarını, önyargılarını ve dahi bütün genellemelerini koy bir çuvala ve hepten terk et.  Gıybet etme sakın... Bil ki, dedikodu denilen şey mıknatıs gibi kötü enerji çeker.
Kimsenin aleyhinde konuşma, uzaktan atıp tutma, İnsanları kem dille yargılama, bil ki yanılırsın,  birini ne kadar aşağılar yahut dışlarsan, onun durumuna düşme ihtimalin o kadar artar.
Kainatın matematiğidir, bir koyar, bir alır insan.
"Bilmeden kendi hesabını dürer." diyor dost.
Hiçbir konuda emin olma, kendini ayrıcalıklı sayma.
Konumuna ya da mevkine, ismine veya şöhretine güvenme. Şu hayatta tüm zahiri kısveler sabun köpüğünden ibarettir.  Nazlı nazlı yükselir köpük, derken pat diye sönüverir.
Her zaman başkalarından öğrenmeye açık ol.  En iyi bildiğin konularda bile köşeli düşünme, büyük konuşma.
Cümlenin sonuna nokta değil, ünlem değil,  virgül yahut üç nokta koy. Açık …

Yarı Özel Okullar Kurulmalıdır

Resim
Herkesin aynı maaşı aldığı, çalışanın da çalışmayanın da her şartta 25-30 yıl boyunca istihdam edildiği, ulusal ve uluslararası başarıda geri kalsa bile eğitimin siyasal otoriteye yakınlığı ve uzaklığının başarıdan daha önemli olduğu, tek merkezden yönetilen okulların bu ülkeyi ileriye taşımıyacağı apaçık ortadadır.
Devlet okullarımızda olsun; özel okullarımızın öğretmenleri olsun kendi yarı özel okullarını açmak isteyebilmektedirler.
Örnek vermem gerekirse 5 öğretmen ortaklaşa bir okul açmak isteyebilmektedir.
Devletimizin öğrenci başına vermiş olduğu 3000$ lık bir hizmeti; özel okul açmak isteyen şahıslara belli şartlar altında aktarımı yapılabilir. 5 yıllık bir dönem için geri ödeme şansı ile kurulacak her okul için 400.000 TL ilk yılı ödemesiz ve faizsiz devletimizin kredi verdiği yarı özel okul sistemine geçilirse ve bu özel okullar yine öğrenciden ücret dahi almadan sadece öğrenci başına zaten yapılan 3000$'ı (11000) TL' yi devletimizden aldığı takdirde hem bu özel okul…

Okullarda Sponsorluk Olmalı mı?

Resim
Okullarımızda sponsorluk sistemini başlatmak gerekmektedir. Piyasa da yardıma muhtaç okullarımız için ihtiyaçlarını gidermek şartıyla okul tabelalarına, okul kıyafetlerine firma reklamı yapılarak çift taraflı bir kazan-kazan uygulaması mükemmel olur ki hem firmalarımızın gelişimi ve hem de okullarımızın gelişimi açısından böyle bir uygulamanın gerekliliği vardır. Nitekim futbol da uygulanan bu uygulama neden okullarımızda da uygulanmasın ? Ben McDonalds' ın filmini izlediğimde en dikkat çekici bölümlerinden birini de bu firmanın CocaCola ile sponsorluk anlaşması yaparak karını kat be kat arttırdığını ve global bir firma olma yönünde önemli bir adım olduğunu gördüm.
Tabi ki bu firmalar arasında olabilir; futbolda olabilir; ne bileyim hava yolu şirketleri arasında olabilir ama okullar için böyle bir uygulamanın sakıncası var mıdır? Bilemiyorum! Görüş ve önerilerinizi siz de bana yazarsanız sevinirim.
Okullarımızda zaten çocuklarımızı gelecek için şirketler ve dahi kurumlar için eği…

Eğitimde Hedefleme Sistemi

Resim
Eğitimde oluşturulan öğrenim programlarının öğretmenlerin özgürlüğüne bırakılması ve öğrencinin istek ve arzusuna göre ayarlanmasının daha iyi eğitim metodu olacağını düşünüyorum. Günlük, haftalık, aylık ders planlarının içinde boğulan eğitim sistemimizin hedefleme sistemine geçildiği takdirde öğretmenlerimizin belirlenen hedefe ulaşmalarını desteklemeli ve yine öğretmenlerimizi kendi özgür öğretim yöntem ve tekniklerine göre ders saati ve kaynağını seçmelerinde serbest bırakmalıyız.
Okul aile birliğinde derneklerimize en az 50 TL bağış ile katılan velilerimizin de okul yönetimine girmesine izin vermeliyiz ki bu yönetimin ister devlet olsun isterse özel okul olsun okul müdürü ve diğer öğretmenleri %60 çoğunluk oyuna göre görevden alma ve yeni öğretmen alımında yetkisi olmalıdır.
Hedefleme yöntemi bilindiği üzere yıllık olup hedeflenen başarıya ulaşılıp ulaşılamaması "USS-Ulusal Sınav Sistemi Sonucu" durumunda ödül ve ceza yöntemiyle desteklenmelidir.
Bir öğretmenin çok da ç…

TEMEL ORTAOKUL VE DÖNÜŞÜM LİSELERİ

Resim
Ülkemizdeki bu tarz okulları çok seviyorum. Çünkü bir okul ve dersane sisteminin arasında olan ve eğitim sistemimizin yararlandığı yerlerdir buralar. Mesela okulda hiç ders dinlemeyen çocuk buraya gidince pür dikkat dersi dinleyen bir kişi oluverir. Bunun nedenini anlamıyorum ama durum böyledir. Hem devlet okulunda olsun hem özel okulda olsun böyle bir kaç çocuk vardır. Bu çocuklar sınıfta bulunan ve o derse ihtiyacı olan %90 çocuğun ders disiplinini ve motivasyonunu düşürmektedir. ABD ve Almanya' da böyle çocuklar için -Charter School- adında ders düzenini ve disiplinini bozan çocukların yönlendirildikleri okullar vardır. Bu okullar özel ilgi gerektiren böyle çocukları alır ve toplumun en başarılı bireyleri olmaları için çalışırlar.
Google amcaya sordum: Bugün okullarda sınıf düzenini bozan, sınavda boş kağıt veren, arkadaşlarına karşı fiziki şiddet davranışları sergileyen, okulun başarısını düşüren, diğer çocukların sınav katsayısına ciddi şekilde etki eden, hatta öğretmenlerin…

ÇOCUKLARIMIZIN EĞİTİMİNİ HEMEN DÜZENLEMELİYİZ

Resim
Zekanın bir sürü türevi vardır. Kimi öğrenci müziğe, kimi öğrenci resim yapmaya, kimi öğrenci spora, dansa, matematiğe, fiziğe yeteneklidir. Kimi öğrenci işitsel öğrenir, kimi öğrenci kinestetik, kimi öğrenci görsel öğrenir. Öğrenme yöntemi insanın bir kusuru değil, değiştirilemez bir algısıdır.

Hala anlamış değilim! Bana biri anlatsın... Neden bu ülkedeki eğitim sistemi genel olarak işitseldir???

Türk öğrencileri neden Ankara' dan belirlenen genel bir ders programına, sanki hepsi işitsel zekalıymış gibi mecbur kılınmaktadır? Devletimiz Osmanlı' dan bu yana hepimizin zekası sanki 110, hepimiz sanki aynı türde öğrenciymişiz gibi, hepimize aynı yöntemi benimsetme çabasında, kitaplarınız budur, ders programlarınız buradadır, hiçbiriniz farklı değilsiniz demektedir.
Oysa her öğrenci bir başka özeldir ve farklıdır...
Mesele - “Burada hiçbir balık uçmaya, hiçbir kuş yüzmeye zorlanmaz…” - meselesi olmalıdır.Herkesi aynı türde eğitmek, aynı insan biçimi yetiştirmek, sen Türksün, sen …

Tek Çözüm "ULUSAL SINAV SİSTEMİ"

Resim
USS nedir? USS ilk okul 2. sınıftan başlayarak üniversiteye kadar olan süreçte çocuklarımızın haziran ayının 2. haftasında (yani okullar kapanmadan önceki son haftasında) tüm Türkiye' deki bütün okulların ve bütün öğrencilerin ve dahi bütün öğretmenlerin her yıl gireceği bir sınav sistemidir.

Google Amca' ya sordum. Acaba böyle bir sistem var mı diye??? Yaklaşık 4.520.000 sonuçtan ilkinin Avrupa' i öğrencilere uygulanan sınav sistemi olması şaşırtıcı bir sonuç mu? Elbetteki hayır! Buraya tıklayarak raporu sizde okuyabilirsiniz.
Ülkemizde uygulanması başarılı olsun ve umutlu bir gelecek istiyorsak M.E.B.' in her 4-5 yılda bir eğitim sistemimizi değiştirmesin dense bana göre bu halihazırda yapılmış, uygulanmış, başarıya ulaşmış ve bir çok ülkenin  uyguladığı USS sistemini getirmesi taraftarıyım...
Elbette ki bu benim görüşüm ve eğer bir gün imkanım olursa ki hayata geçirilmesi dileğimdir...
Ülkemizde uygulanan TEOG sınavı ve YGS gibi ömürlük çalışmaların 3-4 saatlik bir …

Özel Okullar Arttırılmalıdır

Resim
Veri 1: 
TRT Kanal Sayısı = 16
TRT Çalışan Sayısı = 10000
TRT Günlük Masraf = 4 Milyon TL
TRT Yıllık Masraf = 1 Milyar 460 Milyon TL
TV8 Çalışan Sayısı = 240
TV8 Yıllık Masraf = 60 Milyon TL
Sonuç: TRT' nin 16 kanalının ortalama prime time reyting toplamı TV8'in tek kanalının 1/8 ' i etmemektedir.
Özel okul ile devlet okulunu anlatan en güzel veri budur. Devletimizin resmi rakamları gösteriyor ki her öğrenci için 3000 $ yani 11000 TL düzeyinde gideri var.

"Sayın Kurucu, sana her türlü vergiden muaf, öğrenci başı 11000 TL para versek, üstelik kurumun için kira da ödemeyeceksin, ama senden üniversite sınavında en az %20 başarı istiyorum."


Türkiye' de özel okul ücretleri zaten 2016 yılı ortalama 11.500 TL dir. Özel okul kurumları vergisi, kirası, stopajı, elektriği, suyu, öğretmen maaşı, yemeği, diğer bütün giderlerine rağmen okulu kar ederek yönetmektedirler.
Veri 2:
Devlet liseleri 2015 yılı YGS sınavına giren öğrenciler ortalama 37,1 tane Matematik sorusu çöze…

Türkiye' de Yıllık Eğitim Süresi

Resim
Geçenlerde bir afiş gözüme çarpmıştı. Afiş çok hoşuma gitmişti. Bana "kızıl elma" yı hatırlattı. Onda bulunan eşsiz içgüdüyü ve kararlılığı, kendine çekiciliği, ulaşılması gereken gücü...
Evet! Her şeyden önce ulaşmak istediğimiz bir hedefimiz var. Biz gelişmiş bir ülke olmak istiyoruz. Ve bunun da tek yolunun gelişmiş ülkelerde olduğu gibi eğitime ve öğretime gereken önemin verilmesi kanaatindeyiz. Bakalım "google amca" bu konuda ne söylüyor?
Aramalarda 614000 sonuç bulundu. Tabiki her birine bakamayız. Yine ilk sıradakine olduğu gibi tıklıyoruz ve videomuzu izliyoruz. Lakin 2 saat 45 dakika kim izleyip te gençliğin sorunlarına çözüm için akıl yorsun? Bilmem!


Bugüne kadar izleyip, izleyebileceğim, öğrenip, öğrenebileceğim, tartışıp, tartışabileceğim kadar vs. ülkemde bulunan bütün olayların aslında özünde şu var:
2015 yılında bir Türk çocuğu 171 gün okula gitmiştir. (TEOG sınavları, seçimler, bayram tatilinin birleştirilmesi ile oluşan ek tatiller dahil). Aynı yıl…

Eğitim ile Gelişmişlik Arasında Bağlantı

Resim
Biz insanlar grip hastalığına yakalandığımız zaman tedavisine başvuruyoruz. Antibiyotikler, C vitaminleri alıyoruz... Problem olduktan sonra tedavi olmanın hiç bir mahsuru yoktur. Ancak mahsuru olan nokta ortadaki mikrobu fark etmemektir. Örnek veriyorum: Okula bir çocuk grip olarak gelse şunu çok iyi biliyorum ki benim vücuduma mikrop girmiştir. Ve benim vücudumun direnci ne zaman kırılırsa ben de hasta olacağım!!! Nitekim de öyle olmuyor mu?
ÜLKELER 1970 1980 2015 -------- -------- -------- -------- TÜRKİYE 538$ 1539$ 9.177$ GÜNEY KORE 243$ 1597$ 35.277$ NORVEÇ 639$ 3613$ 66.937$ İRLANDA 479$ 2160$ 49.195$ Bu tablo neyi gösteriyor biliyor musunuz ? 1970 ve 1980 yıllarında eğitim sistemini kökten değiştiren ülkelerin bugün gelinen noktada gayri safi milli hasılasının (Kişi başına düşen gelirin) ne kadar arttığını gösteriyor. Bugün bir Norveçli bireyin geliri ben…

Karar almadan işe başlanır mı?

Resim
Geçenlerde okuduğum bir makalede ABD' nin 2015 yılında kendi ülke bankalarına en az 500 bin $ ama genelde 1 milyon $ yatırım yapan, 166.000 kişiye oturma izni vermiştir. 166.000 * 1 milyon $ eşittir 166 milyar $' dır.
 Düşünebiliyor musun? Sadece 1 kimlik kartı düzenliyorsunuz, yani tek gideriniz 1 $ maliyetli bir kart, üstelik gelen adamı seçiyorsunuz. Yani bu adamın üniversite mezunu ve kaliteli olmasını istiyorsunuz, bu adamlar kendi geçimlerini sağlıyor, kendi sağlık giderlerini karşılıyor, kendi evlerini kendileri tutuyorlar, kendi işlerini kendileri kuruyorlar. Bu adamları zenginlerden, problemsizlerden seçiyorsunuz ve ülkenizin bankalarına 5 kuruş harcamadan 166 milyar $ nakit para sokuyorsunuz. Niçin?  Bu adamlar yaşadıkları ülkede kendilerine bir gelecek göremiyorlar, çocukları daha iyi eğitim alsın istiyorlar. Hapise girmeyecekleri, özgür yaşayacakları, kendilerini güvende hissedecekleri bir ülke arıyorlar. İngiltere ve Kanada' da 500 bin siterlin ve 800 bin Kana…

Basra' nın Yolunu Arayanlara

Resim
Hallac-ı Mansur bir gün çeşme başında erenlerle otururken eşeğinin ayağı topallayan bir çerçi (eskinin köy bakkalı) varmış yanlarına. "Ya erenler" demiş, "Eşeğimin ayağı topallıyor. Ben de Basra' ya gidiyorum. Bana bir fikir verin de eşeğimin ayağını iyi edeyim."
Hallac, çerçiye dönmüş "Ya çerçi. Benim sana 2 tane faydam olur. Bir tanesi eşeğinin ayağını tedavi eder. Öbürü gittiğin yolu değiştirir. Sen hangisini istersin?" Garibim çerçi, şöyle kısacık düşünmüş. Eşeği onun derdi, demiş ki erenlere "Bana eşek lazım. Gittiğim yolu ne edeyim." O zaman demiş Hallac: "Şu kırmızı dikenli bitkileri topla onları haşla yal yap, eşeğinin ayağı irin kapmış, eşeğinin ayağına sür, bir çaputla sar, bu gece eşeğini dinlendir, yarın var git yoluna." Çerçi çok sevinmiş. Başlamış bitkiyi toplamaya...
Erenlerden bir tanesi Hallac'a sormuş "Ya Hallac, ilk öğüdün pek iyiydi. ama ben demiş 2. öğüdü merak ettim. Hani yolu değiştirecek olanı.&quo…

Kaplumbağa mı olacaksın yoksa Tavşan mı ?

Resim
İlk blogumda sizlere ilk olarak bu soruyu sormak istedim. Çünkü bu öğretiyi her bireyin iyi anlamasını ve günümüz çağında -bilgi ve internet çağı- çocuklarını bu öğretiye göre eğitmesini umuyor ve faydası olacağına inanıyorum. Bu çağın şartlarında evlatlarımızın başarıya ulaşması ve yaşam savaşını kazanabilmeleri için seçecekleri yolu iyi belirlemeleri gerektiğini düşünüyorum. Biliyorsunuz ki ilkokul kitaplarında anlatılan bu bilgelik yarışını kazanan yavaş ve sabırla hareket eden kaplumbağa dır. Tarihte bu hep böyle olmuştur belki de... Peki gelecekte böyle mi olacaktır. Ya da öngörü mü hiç öyle uzatmama gerek yok! Şimdiki zamana bakacak olursak; gerçek hayatta durum böyle midir? Eğitim kitaplarında, ilkokula başlarken anlatılan, birinci sınıfta hayatın en başında yaşam savaşına başlarken öğretilen bu öğreti gerçek midir? Günümüz koşullarını göz önüne alarak yanlış olduğunu düşünmekteyim. Bu kanıya nerden mi vardın diye soracak olursanız???

Google amcaya sordum...
Burada da görüldüğü…